Medyum büyü

BÜYÜ BOZMAK

Büyünün nasıl bozulduğunu veya büyünün bozulması için uzman bir kişinin desteğinin alınma ihtiyacının nereden doğduğunu anlayabilmek için öncelikle büyü kavramı hakkında bilgi sahibi olmak gereklidir.
Büyü kavramının açıklanması ve büyünün nasıl etki ettiğine yönelik bilgi istendiğinde, ilahiyat, parapsikoloji, metafizik uzmanlar birbirleriyle çelişen açıklamalarda bulunurlar. Zaten büyü hakkında tamamen kulaktan dolma bilgilere sahip olan toplum, kendisini tatmin edecek yeterli açıklamaları bulamayınca da bu karmaşık büyü ve cinler konusundan mümkün olduğunca uzak durma ihtiyacı hisseder.
Elbette herkesin büyü, cinler ve büyü bozmak konusunda uzmanlaşması beklenemez. Ancak, yeterli ön bilgiye sahip olunmadığı takdirde her söylenene itibar etme durumu söz konusu olur ki, işte bu durum son derece suistimal edilen ve insanları mağdur eden sonuçlar doğurur.

BÜYÜ NEDİR ?

Büyü, yalnız dünya hayatında var olan ve yalnız insanlara etki eden elektromanyetik bir etkilemedir. Başka bir ifadeyle, ahirette büyü yoktur, büyü insanlardan başka hiç bir canlıyı etkilemez. Yalnızca insanları etkileyebilmesinin nedeni, insan manevi yapısının büyünün oluşturduğu elektromanyetik etkileri algılayabilme özelliğinden kaynaklanmaktadır.
“Bir insana kırk gün deli dersen deli olur!” sözü gerçekte büyünün açıklanması için oldukça yerinde bir ifadedir. Burada en önemli konu insanların söyledikleri sözlerin sadece ağızlarından çıkmasıyla sona ermediği ve manevi alêmde etkileşimler oluşturduğudur. Kaldı ki; konuşabilme, duyduğunu anlayabilme, düşünebilme ve muhakeme yeteneği yaratılmışların içerisinde yalnızca insana verilmiş en büyük hazinedir.
Kur’an-ı Kerim‘de de belirtildiği üzere Allah‘a kulluk görevi insanlar ve cinlere verilmiştir. Ancak, dünyada farklı boyutlarda yaşadıklarından dolayı birbirleriyle temasları sınırlanmıştır, iletişimleri değil.

NASIL ETKİ EDER ?

Başka bir ifadeyle, cinler yaratılışlarından gelen özellikleri nedeniyle insanların sözlerini duyarlar, insanları görebilirler. Oysa ki, insan yine yaratılış özelliğinden dolayı cinlerin konuşmalarını ve cinlerin fiziki görüntülerini göremez.
Bu yaratılış özelliği, insanlara sözleri ve yaptıklarıyla cinleri hem yönlendirebilme hem de görevlendirebilme fırsatı verir. Elbette bunun kuralları ve özel yöntemleri vardır. Bu özel yöntemleri ve kuralları bilenlerin yaptıkları bu yönlendirme veya görevlendirmenin insan üzerindeki yansıması BÜYÜ olarak adlandırılır.
Bu özel yöntemlerin kişi üzerine belirli bir istek doğrultusunda yönlendirilmesi BÜYÜ etkisi yaratır ve hangi amaç için yapılmışsa kişiyi o açıdan etkilemeye başlar. Bütün bu etkilemelerin kaynağı beyin merkezlidir. Yani düşünce, his, hareket farklılıklarının tamamı büyünün, insan beyninde oluşturduğu elektromanyetik etkilemedir.
Elektromanyetik olarak dengeleri bozan etki, cinlerin yönlendirmesiyle yapılmışsa “BÜYÜ”, sadece insanların sözleri ve bakışlarından kaynaklanıyorsa “NAZAR” olarak adlandırılır.

BÜYÜ NASIL BOZULUR ?

İnsan üzerinde oluşan ve cinlerin yönlendirilmesinden kaynaklanan bu elektromanyetik baskı kişiyi istenilen şekilde yönlendirebilecek güçtedir. Çünkü, insan beyni bu baskıya karşı koyacak yeterlilikte değildir. Bu baskının kaldırılması için cinleri yönlendiren bu elektromanyetik etkinin iptal edilmesi ve kaldırılması gerekir.
İnsanın dilinden dökülen ifadelerin ağızdan çıkmasıyla yok olmadığını açıklamıştık. Bu konuyu biraz daha genişletmek doğru olacaktır. Herhangi bir işe başlayacağınızda “Bismillahirrahmanirrahiym” demek manevi alemde ne tür etkileşim sağlar? Öncelikle sizin imanınız gereği Allah’ın ismiyle bir işe başladığınızı gösterir ki, bunun takdiri yüce Allah’ın ölçüsündedir. Diğer taraftan, sizin bulunduğunuz mekanda yaşayan şeytanî cinlerin, sizden ve yaptığınız işten tamamen uzaklaşmasını sağlar. Büyü bozmak,
Aynı şekilde, zarar ve kötülüklerden korunma amacıyla 21 kez tekrarlanan besmele‘nin oluşturduğu etki ise daha farklıdır. Belirli sayılarda tekrarlanan bu ilahi ifadenin oluşturduğu manevi şifre adetâ sizi çember içine alır ve korunmanızı sağlar.

Nedenleri;

Büyünün bozulması da bu temele dayalıdır. Kişi üzerine yönlendirilmiş olan manevi etkinin kaynağının tamamen kurutulması ve bu etkiden kurtulmanın tek yolu Kur’an-ı Kerim ayetleridir. Kişinin etkisi altında kaldığı büyünün özelliğine göre uygulanacak yöntemler ve okunacak ayetler elbette belirli bir uzmanlık gerektirecek seviyededir.
Okunacak ayet-i kerimelerin yanında ayrıca görevlendirilmiş cinlerin uzaklaştırılması için yapılması gereken özel uygulamalar gerekebilir. İşte uzmanlık ve yeterlilik bu noktada başlar. Bizle iletişime geçen bazı kişiler büyü bozma ayetlerini okuduklarını, rukye yaptıklarını ancak sonuç alamadıklarını bildirerek nedenini anlayamadıklarını bildirmişlerdir.
Bilinmesi gerekir ki, Ayet-i kerimeler bu konudaki tek çözümdür ve etkisiz olduğu kesinlikle söylenemez. Ancak, duruma göre ayet-i kerimelerin yanında ayrıca yapılması gereken farklı yöntemler gerekebilir. Kişiden kaynaklanan yanlış uygulamalar veya hatalar olabilir. Hata kişidedir, yöntemdedir, uygulamadadır. Hatası olmayan tek unsur Ayet-i kerimelerdir.
Bilinmelidir ki, her büyü bozulur. ALLAH’ IN İZNİYLE BOZULAMAYACAK BÜYÜ YOKTUR.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir